Ana Sayfa Hakkımızda Forum Dosyalar Foto Galeri Mesaj Panosu İletişim
Üye Girişi
KARAİSALILAR DERNEĞİ
 
 Üye Listesi
 YÖNETİM KURULUMUZ
 KARAİSALI TARİHİ
 TARİHİ ve TURİSTİK YERLER
 GELENEKLERİMİZ
 DEYİMLERİMİZ ve KELİMELERİMİZ
 SPONSORLARIMIZ
 KÖYLERİMİZ
 VİDEOLAR
 ÜNLÜLERİMİZ
 KARAİSALI ŞİİRLERİ
 BASINDA DERNEĞİMİZ
 KARAİSALI TÜRKÜLERİ
 EDİTÖRDEN LİNKLER
 BAŞKANIN MESAJI
 KARAİSALI FACEBOOK
Linkler
 
 KARAİSALILI ESNAFLAR SİTESİ
 KARAİSALI.NET
 KIZILDAĞ YAYLASI
 ÇEVLİK KÖYÜ
 GİLDİRLİ KÖYÜ
 HACIKIRI KÖYÜ (KIRALAN)
 BOZTAHTA KÖYÜ
 KÖRÜKLÜ (ÇAYRAZ)
 KARAİSALI MİLLİ EĞİTİM
 KARAİSALI KAYMAKAMLIĞI
 KARAİSALI DEVLET HASTANESİ
 KARAİSALI SAĞLIK MESLEK LİSESİ
 KARAİSALI Ç.Ü. M.Y.O.
 KARAİSALI BELEDİYESİ
Site Haritası
SON DAKİKA HABERLERİ
 

 
FACEBOOK KARAİSALI
 
KARAİSALI on Facebook

 
KUŞDEMİR REKLAM
 
 
D.BİLAL AKKUŞ

  



                                      

Akşam yemeğini yediniz, biraz fazla kaçırdınız sanırım, hazımsızlık sorununuzda vardı. Geğirdiniz, mideniz sizi uyarmasa iştahınız dahi vardı.  Yemeğin üzerine afiyetle soğuk birde su içtiniz.

 

Üzerinize bir ağırlık çöktü, tansiyon cıktı veya kolestrol yükseldi belliki.

 

Yaşınız ilerliyordu artık, eski genclik günlerinde de değilsiniz.

 

Necip Fazılın şiiri geldi aklınıza ‘’Genclik gelip gecti bir günlük süstü, gönlüm doymamaktan dünyaya küstü, …’’ devamını getiremediniz oysa gençlikte bir çırpıda okurdunuz bu şiiri. 

 

İş güç gam gasavet bahanenizde vardı bir yığın. 

 

Çocuklar televizyon seyrediyorlardı.

 

Ben bu akşam erken yatacağım yarın bir sürü iş beni bekliyor dediniz. Çocuklarla göz göze geldiniz. Yatak odasına yürüdünüz. Oysa hiç erken yatmak adetiniz değildi.

 

Evde kimse bu akşamki değişikliği farketmedi. Terbiyeli cocuklar yetiştirdiniz, sizi rahatsız etmemek için yatak odasının kapısını açmadılar.

 

Başınızı yastığa koydunuz uyumaya başladınız.

 

Rüya mı? görüyordunuz. Bir müddet sonra ruhunuz bedenden ayrıldı, siz kendinizi seyre başladınız.

 

Sabah oldu iş vardı gec kalıyordunuz. Sizi kaldırmaya geldi, çocuklardan biri.

 

Sonra bir feryadı figan başladı.

 

Siz yatıyordunuz. Çocuklar neden feryat ediyorlardı.

 

Komşular yetişti, yakınlarınıza haber verildi. Ambulansın garip uğultulu sesini duyar gibi oldunuz. Doktor size yaklaştı nabzınızı tuttu, belki hayatta hiç duymadığınız bir söz işittiniz. ‘’Eks’’ hastaneye götürmeye gerek görmemişlerdi.

 

Tüm olup bitenleri görüyordunuz, ama anlam veremiyordunuz.

 

Çocuklar neden feryat ediyorlardı.

 

Bir zaman sonra yıllardır görmediğiniz akrabalarınız etrafınızda dolaşmaya başlamıştı ve hepsi çok üzgün görünüyorlardı.

 

Anlaşılan olağan üstü bir durum vardı. Etraftan mırıldanma başladı. ‘’Hava çok sıcak bekletmeyelim’’

 

Öğle namazını müteakip defnedelim.

 

Herşeyi görüyordunuz. Önce yıkadılar, kefenlediler, sonra namazınız kılındı.

 

Dua okunuyordu birtaraftan. Sizi mezara indirdiler. Aman Allahım yarışırcasına üzerinize toprak atmaya başlamışlardı.

 

Kürek sesi bitti, sonra dua da bitti, bir bir mezardan uzaklaşmaya başladı insanlar. Üzgün feryad eden cocuklarınızda sizi orada bıraktılar.

 

Ses seda kalmadı, nebiçim rüya bu dediniz. Ruhunuz bedeninize tekrar yaklaştı, içi içe girdi, rüyadan uyanacaktınız.

 

Kafanızı kaldırdınız ‘’tak’’ tahtaya carptı.

 

Cennet bahcelerinden bir bahce veya cehennem cukurlarından bir cukur olan kabirde olduğunuzu farkettiniz.

 

Dünyada yapacak nekadar çok işiniz vardı. Malınız mülkünüz servetiniz de vardı.  

 

Oysa tüm yaşayanlar ölümü tadacaktı. … 

 

Kurduğunuz saatin zil sesi ile uyandınız. ... ''zzzzzzıııııııııırrrrrrrrrr'' 

 

Bu empati ve gercekten sonra bir kıssa yazalım.

 

Sürcü lisan edersek affola,

 

Baba, ömrünün sonlarına doğru bir vasiyyet yazar. Üç oğlu vardır, üçünüde çağırır, vasiyetini okur.  Özü: Öldüğü ilk gün, çocuklarından birisi babasının mezarının üzerinde o geceyi gecirecektir.

 

Gün gelir ecel yetirşir, Baba ölür ama babasının vasiyetini kim yerine getirecektir bir türlü karar veremezler.

 

Fakir bir vatandaş, bir ipi vardır, onunla sırtında odun taşıyarak gecimini temin etmektedir.

 

Üç kardeş aralarında anlaşır fakiri çağırırlar, babalarının vasiyyetini anlatırlar; Fakir ilk geceyi babasının mezarı üzerinde gecirip babalarının vasiyetini yerine getirirse, mirasın yarısını vermeyi vaad ederler.

 

Fakir sevinir, zengin olacaktır. Olur der düşünmeden, neden olmasın. Anlaşırlar.

 

Fakir ipini de alıp mezara gider, ipi başının altına koyup uyuyacaktır.

 

Mezarda sorgu sual başlamıştır.

 

Bir ara ses kesilir, melekler sorgu suali bırakırlar, yukarıya bakarlar. Yukarıda bir kişi daha vardır.

 

‘’Mezardaki bizim elimizde onun işini görürüz, önce yukardakinden başlayalım’’ derler.

 

Başlar fakirin sorgusu; başının altındaki ip kimin? Nerden aldın? Kimden aldın? Kaca aldın? Parasını verdin mi? … soru uzar gider,

 

Sabah olmağa başlamıştır, ip suali bir türlü bitmez. Fakir, cılk tere batmış yani sırıl sıklam terlemiştir.

 

Şafak sökümü, koşarak mezardan uzaklaşır. Üç kardeşi bulur.

 

Kardeşler sorar; ‘’ne oldu? Anlat. Mirasın yarısını hemen verelim sana’’ derler.

 

Fakir; ‘’ben, bir ipin hesabını sabaha kadar veremedim, babanız o kadar malın mülkün hesabını nasıl verecek? bilemem. Mirasta istemem malda, hepsi sizin olsun’’ der. Oradan uzaklaşır gider. …

 

Eşrefoğlu Rumi’ ye sözü bırakalım.

Günül penceresine can kulağımı koydum

Dudak görmedim amma konuşulanı duydum.

 

Mal ve şeref sevgisi, aynen suyun baklayı büyütüp yetiştirdiği gibi, iki yüzlülüğü besler.’’

 

Şeker yemeğe tuti gerek, yoksa karga şekeri ne bilsin? Vakta kim kargaya şeker versin, bakmaz, cife ister ki burnu batıra, yiye. Dahi cıka bir ağacın başına otura, burnun sile ve kanadı yükün düze, iki yana baka, kendiyi şahin zannde, ucup otura.

 

Vesselam.

 

Tuti*: Dudu kuşu. Papağan. İşittiği sözleri ezberleyip, insan sesi taklidini yapan ve söyleyen bir kuş.

Cife*:Kokmuş et, ölü hayvan, leş

               


YAZARIN DİĞER YAZILAR

BALIĞIN BAŞTAN KOKTUĞUNU YAZABİLMEK

YÜKSEKTE YER TUTANLAR

KAHTI RİCAL ZAMANLARDA TAVIR BELİRLEYEBİLMEK

BAHÇEDEKİ GELİŞMELERİ OKUYABİLMEK

NEME LAZIM YERİNE HUKUK

DELİ ÇOBAN

Adalet cani

1 NİSAN'A YETİŞİRMİ ?

KAHRAMANLARIN İSİMLERİ YOKTUR

DEĞİŞ -IM

YÖNLENDİRENİ ANLABİLMEK

BOSNA...(Srebranitsa!) Unutulmaz

EKSEN GERİLİMİ

MUHASEBE ve YÜZLEŞME

EVET VEYA HAYIR

MEVLA GÖRELİM NEYLER

EMPATİ VE GERÇEK

 

 

 




3 Yorum - Yorum Yaz
Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi5
Bugün Toplam29
Toplam Ziyaret9831
 
D.BİLAL AKKUŞ
 
 

EMPATİ VE GERÇEK


 
ZÜHTÜ ŞAFAK
 
 

HAYIR, DEMENİN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ


 
OĞUZ ADEM SELÇUK
 
 
TÜRKÇEMİZE SAHİP ÇIKMAK

 
ZİYA POLAT
 
 

BU TOPRAKLAR SAHİPSİZ DEĞİLDİR!!!!!! (VATAN ŞİİRLERİ)


 
YUSUF İYİ
 
 
 TARİH FELSEFESİ SOHBETLERİ

 
MİNİ SOHBET
 

 
Tasarım: KUŞDEMİR Reklam Matbaa ve Tabela Hizmetleri